ROMAN    
 

TİLKİ TİLKİ SAAT KAÇ ?
Ercan Akbay

Ağır ve akışkan bir metalin kumaş üzerindeki devinimini andıran benzersiz bir 'kriminal kuşak' kurgusu...

Cumartesi gecesi bir barda tanışan erkek ve kadının, nefes kesici aşk öyküsüne karışan berbat bir cinayet...

Emekliliğine merdiven dayamış kurt bir başkomiser, şeytan kadar tehlikeli bir kanun kaçağı, suça karışmış genç ve güzel bir kadın, yalnızca 'karmaşık ve özel işler'e bakan sorunlu bir dedektif ve hayatı kendi arzularına göre modellemekte hiç zorluk çekmeyen bir tarikat şeyhi...

Ölümcül günahların ardında gizlenen ayinlere açılan karanlık kapıdan geçtiğinizde, olağanüstü bir yeraltı serüveninin tam kalbine, sipsivri bir suç aletinin bütün keskinliğiyle gireceksiniz...

 

Yazar: Ercan Akbay
Mart - 2007 1. Basım, İstanbul
Temmuz - 2007 2. Basım, İstanbul
352 Sayfa - ISBN
975-571-159-1


       ROMAN    
 

Karşı Kıyıdan Gelen Kaplan
Alki Zeis

1930'larda Yunanistan'ı kaplamış olan ağır, korkunç, her şeyi ve herkesi sindirmeye ve silmeye çalışan faşist diktatörlük devrinde, çevrelerinde olup biten olayları algılamaya çalışan iki küçük kız çocuğu...

O iki kız çocuğu, belki de sizlersiniz...

Sinenler... sindirenler ve sindirenlerle birlikte olanlar... düşünenler... baş kaldırmaya çalışanlar... tümümüz varız o cehennemin içinde... ve tümümüz bir şeyleri anlamaya çalışıyoruz...

Küçük bir kız çocuğu rüyası saflığında, güzelliğinde, eşsizliğinde bir kitap...

Gözlerinizde bir ıslaklık hissedebilirsiniz...
 

 

Yazar: Alki Zeis
Çeviren: Niki Stravidu
Mart - 2007, 1. Basım, İstanbul
144 Sayfa - ISBN
 975-571-158-4


       ROMAN    

Amithăra - Mina'nın Çığlığı
Neşe Günfer Bilgin

Savaş naraları, ay ışığının aydınlattığı vadiye serili henüz dumanı tüten bedenleri okşamaya koyulmuş derişik bir sis gibi kıvranıp dururken havada, sunduğu yaşama ihanetin ulağı olan kan damlalarını içer toprak ana. Ecelin soğuk elleri yansırken kızıla boyanmış demir zırhlardan ve birer birer dökülürken soy ağacından kopan sarı yapraklara yazılmış isimlerin heceleri, toprak koynuna alır adların sahiplerini. Onlar ki, geçmişin özenle bakıp büyüttüğü çocukları, geleceğin ise mezar taşlarıdırlar.

            Oysa soy adını taşımakta olduğun bir ölünün yaşarken kullandığı yoldan gitmeye çalışmak, tıpkı onu var eden denize kavuşmak için akağını telaşla hırpalayarak boşanan bir nehir gibi, tıpkı ona gücünü veren ve yaşamla atmakta olan kalbe ulaşmak için damarı boyunca koşturan kan gibi, hayatta olduğunu derinden hissedebilmek uğraşından başka nedir ki? Özünü taşıyan köklerini derinlere salıp, dertli başını göğe uzatmış bir ağaçtan daha mı çoktur şansları; yakalamak için, geçen zamanı? Fırtına yıkarken ahşap kutularını, yıkanır geçmiş de gelecek de. Sadece bugün kalır. Ve sadece fırtına kazanır sonsuz yaşamı.               

Gerçekliğin acı ninnisi uyutmaya çalışırken insanlığı, fantastik bir masalın dizeleri uyandırabilir sadece, farklılığı yaratacak olanları. Uyanmak isteyenlere...

 

Yazar: Neşe Günfer Bilgin
Mart - 2007 1. Basım, İstanbul
424 Sayfa - ISBN
 975-571-157-7


       ROMAN    
 

AYNANIN DİĞER TARAFINDA
Sonlar ve Başlangıçlar
(1. Kitap)
Esin Akyıldız

Her başlangıç için bir son adanır, Aynanın Diğer Tarafında. Mucize dilencilerinin rüyalarının gerçekliğinde başlayan sonda, söz sahibi olan kelimelerin izi sıçramıştır, yazılmış her satıra. Hakikatin dar kalıplara sıkıştığı anda yürüyen hayaller bulaşmıştır bu kez onların ellerine. Çıkış kimi zaman isyandadır, kimi zaman boşlukta... Onlar ki kahramanlarını kendileri yaratırlar!

Şüpheyle örülmüş bir kesinliğin sunduğu macerada, büyünün ve gücün açtığı yaradan sızan kanın bıraktığı izlerde yanan yaprakların dilidir Aynanın Diğer Tarafında. Okunmak istenilen kelimelerin mürekkepleridir avuçlara dokunan. Anlamsızlığa bindirilmiş anlamlar ve anlamlara bindirilmiş anlamsızlıkların sesini ahenkle taşıyan fantastik bir romandır bu kitap

 

Yazar: Esin Akyıldız
Ekim - 2006 1. Basım, İstanbul
650 Sayfa - ISBN 975 571 1457


       ROMAN    
 

YAŞAMAK

Alki Zeis yaşamını sorguluyor. Öyle Bir yaşam ki, neresinin kendi seçimi olduğunu, neresinin kendi seçim ve kararlarının dışında akıp gittiğini kendisi de bilmiyor.

İkinci Dünya Savaşı'nda memleketi Alman işgali altında iken, kendisi genç bir lise öğrencisi olarak başlıyor hikâyesine. Ve, devam eden yıllar boyunca, YAŞAM denen ve çoğu kez kişinin kendi denetimi, irade ve idraki dışında örülen o macera...  Aşkları, beklentileri ve hayal yıkımları, tapınılan değerler ve kişiler ile o aynı değer ve kişilerin yıkılmaları... Tarihsel ve toplumsal çalkantılar... Tarihin insanlara kurmuş olduğu amansız kapanlar...

Alki Zeis'in yaşamını paylaşırken, içinizde İNSAN olmanın gururunu duyacaksınız.

 
Çeviren: Kriton Dinçmen
Mart - 2006   1.Basım, İstanbul

352 Sayfa •  ISBN 975-571-144-9

       ROMAN    

HAYAT MEZARDA
Stratis Mirivilis

Bu kitap(savaş aleyhtarı) bir eser değildir. Bu kitap (savaşı anlatan) bir kitaptır.
Her yönüyle savaş!
Bu kitapta klasik anlamda ne (dost) ne de (düşman) vardır. Evet... iki taraf vardır. Hangi millet, ırk, din veya başka herhangi bir katmandan gelirse gelsin... fark etmez... hep aynıdır. Aynı (taraf)tır... ve onun karşısında korkunç bir düşman: Savaş! Gerçek çarpışanlar: İnsan ve Savaş.
Pis, iğrenç acımasız doymaz bir kudurmuşlukla insan eti yiyen bir (canavar)la çarpışıyor insan!..
Savaş'la...

 
Çeviren: Kriton Dinçmen
Aralık- 2003  1. Basım- İstanbul

360 Sayfa• ISBN 975-571-136-8

       ROMAN    
 

DÜNYANIN ŞARKISI
Jean Giono

Fransız kırsalında nehirlerin, dağların ve ormanların arasında muhteşem bir doğa gezintisi... İnsanların özgür doğadaki yaşam mücadeleleri, dövüşleri ve aşkları. Güçlü toprak sahibi Maudru ve silahlı adamlarına rağmen yaşatılmak istenen bir ilişki... ve bunun sonucu bir insan avı. Basit olmasının yanında adeta büyülü ve macera dolu bir yolculukta kendilerini bulan iki adamın dünyanıın anlamını keşfetme süreci... Romandaki doğayla ilgili tasvirler o kadar güçlü ki; yeşilin tonları arasından uçurumların derinliklerinde yankılanan bir çığlığı, aşılması güç yüksek yarlardan karanlık ormanları, akan suyun bitmek tükenmek bilmez coşkusunu hemen yanı başınızda hissedeceksiniz. Fransa'nın önemli yazarlarından sayılan Jean Giono (1895-1970) 20. yüzyılın medeniyetini eleştirdi, kendi yaşamını kırsalda geçirdi. Ellinin üzerinde roman, şiir ve tiyatro eseri yazdığı gibi önemli çevirilere de imza attı.

 
Çeviren: Burçin Gerçek
Redaksiyon: Mükerrem Akdeniz
Temmuz - 2003 1. Basım, İstanbul
272 Sayfa  • ISBN 975 571 0760

       ROMAN    
 

DOLUNAY
James Herbert

Geçmişindeki dehşetten kaçmış ve aradığı dinginliği bu sessiz adada bulmuştu.
Ve huzur içinde yaşadı, bir süre için. Ancak sonra "görü"ler başladı; zehirli duyargalar gibi aklına sızan dehşet imgeleri, korkunç, ölümcül şiddet eylemleri ve giderek güçlenen düşünceler.
Öldürüp parçalamakla gururlanan bir şeyin, "O"nun yabansı edimlerine tanıklık etti ve bu yaratık, bir süre sonra aklının içindeki gözlemcinin farkına vardı.
Ve bu ilişkiden zevk aldı! "O", eninde sonunda adaya gelecek ve onu bulacaktı!

Bu kitabı yalnız okumayın! Özellikle Ay'ın aydınlattığı gecelerde.

 

Çeviren: Taylan Bilgiç
Temmuz - 2003 1. Basım, İstanbul
152 Sayfa • ISBN 975 1090


       ROMAN    

MELANKOLİYE PANZEHİR
Piero Meldini

Adriya Denizi kıyısında küçük bir kent... XVII. yüzyılın sonları. Serüvenci ve göz kamaştıran bir çağ! İnsanlık tarihinde dehaları besleyen ve aynı zamanda intiharları da tetikleyen melankoliyle yoğrulmuş bir zaman dilimi... Bilge ve sıradışı bir kişi olan eczacı Gioseffo "Melankoliye Panzehir" adını verdiği bir kitap yazmaktadır... Çevre iç açıcı olmayan bir havayı yansıtmaktadır ve olaylar hiç de "hayra alamet" görünmemektedir...
Bir berber salonunda toplanan halka çift başlı aykırı bir yaratık gösterilmektedir.
Öte yandan, Katedralin duvarına konmuş bulunan müthiş yoğun bir kelebek sürüsü, ardında bir kan göleği bırakır gider...
Piero Meldini 1941'de Rimini'de doğdu.
Dört yüzyıl önce kurulmuş Rimini Gambalunghiana Kitaplığı'nda görev yapmaktadır.
Bundan önce yayımlanan ilk romanı İtalya'da Bagutta ödülünü aldı.

Çeviren: Mükerrem Akdeniz
Temmuz - 2003 1. Basım, İstanbul
152 Sayfa • ISBN 975 571 082


       ROMAN    
 

ŞÜPHELİ SEVDA
Hakkı Gedik

Şüphe komplekslerimizle beslendikçe, etrafımıza güve gibi koza öreriz. İçinde yaşadığımız bu koza bizden gerçek dünyayı uzaklaştırmaya başlar ve zamanla beslendikçe, kabuk kalınlaşır, hayal nerede başlar, gerçek nerede biter seçemeyiz. Bu karanlık odanın içinde artık şüphe dünyasının içinde yaşarız. Ta ki, bir mucize olana kadar... Yoksa...
Ş
üpheyle beslenen, bir aşk acısıdır, anlatılan...
Bir karasevda.
Sevgiliden uzak, bitmeyen sızılarla yaşayan bir kadın.
Hayaller içinde saklı kalmış bir Dünya...
İnsan davranışlarına yön veren, hep var olup da, göz ardı ettiğimiz gerçekler.
Yer, zaman ve olaylar önemsiz, duygulardır yol gösteren...
Ve sadece kaybolan romantizme çağrıdır bu...

 
Yazar: Hakkı Gedik
Temmuz - 2003 1. Basım, İstanbul
152 Sayfa • ISBN 975 571 1104

       ROMAN    

GÖKYAKUT KİTAP
Gilbert Sinoué

XV. yüzyılın sonlarına doğru İspanya. Yarımada'nın Hıristiyanlar tarafından tekrar ele geçirilmesi için sürdürülen iç savaş yılları. Engizisyon'un bu yönde şiddet kullandığı, her türlü siyasi entrika'nın döndüğü bir ortam. Din değiştirmeyenlerin işkence edilerek meydanlarda yakıldığı korkutucu bir dönem.
Bir haham, bir rahip ve bir islam alimi şeyh, kendilerine ortak dostları Aben Baruel'in yakılmadan önce bıraktığı bir plan dahilinde biraraya gelirler. Baruel bu üç din için temel sayılabilecek bir "tablet - kitap" ve onları buna ulaştıracak bir yol bırakmıştır. Bu sadece, kendileri gibi bu üç din hakkında derin bilgi sahibi olunduğunda varılabilecek bir yoldur. Her üç dinin de kutsal ayetleri içersine şifrelenmiş bir yol... Bu farklı inançlardaki üç kişiyi birbirine mahkum eden bir yol... Diğer taraftan arkalarında her an ölümün nefesini hissetmelerine sebep olan Engizisyon ve ajanları... Kitaba ulaşmak için konulmuş bilmecelerin aşama aşama çözülmesinin verdiği heyecan, hatta hafif polisiye bir tat okuyucuyu sürüklemektedir. Zevkle okunan bir kitap.

Çeviren: Sonat Nayman
Şubat - 2003 1. Basım, İstanbul
552 Sayfa • ISBN 975 571 0973


       ROMAN    
 
SAKLI GÜZELLİK
Lucinda Edmonds

Leah dünyanın en ünlü top modeli olsa bile mütevazı geçmişini unutmaz. Geleceği kurarken bu geçmişin ağır yükleri hayatının akışını değiştirecektir...
Genç Leah Thompson'ın, Yorkshire'ın taşrasında geçen hayatı, Rose, Miranda ve Miles'dan oluşan Delancey Ailesi tarafından yönlendiriliyordu. Fakat onlardan hiçbiri, Leah'nın kaderinin bu denli duygu yüklü gelişmelere sahne olacağını bilmiyordu. Leah süper zenginliğin dünyasında, Milano'dan New York'a ihtişam ve ihtirasın göz kamaştırıcılığı arasında lüks içindeki hayatını sürdürürken, savaş zamanında Avrupa'nın gettolarında başlayan bir hikâyenin içine çekilir.
"Gerçekten değerli, sürükleyici bir hikâye!" - DAILY EXPRESS
"Bu gerçekten çok iyi yazılmış sayfalar sizi gecenin dördüne kadar 'sadece bir sayfa daha' dedirtecek kadar sürükleyici." - GIRL ABOUT TOWN
Sansasyonel bir başarı kazanan ilk kitabı "Sevgililer ve Oyuncular" ile yaptığı çıkışı, "Saklı Güzellik" ve "Sahte Melek" adlı kitaplarıyla da devam ettiren, oyunculuk eğitimi almış olan Lucinda Edmonds, İngiltere'nin başarılı genç yazarlarındandır. Kitapları birçok dile çevrilmiş ve büyük bir satış başarısı kazanmıştır.

 
Çeviren: Semra Kalkan
Ocak - 2003 1. Basım, İstanbul
496 Sayfa • ISBN 975 571 099X
 
       ROMAN    
 

GÜVERCİN GERDANLIĞI
E.W. Heine

Kelheim Dük'ü Ludwig, kalesinin bulunduğu adayı Kelheim Şehri'yle birleştiren tahta köprüyü gördüğünde son saati gelmişti. Tarih 15 Eylül 1231 yılını gösteriyordu.
Bu suikast herşeyiyle esrarengizliğini korurken, Dük'ün korumaları kılıçlarıyla parçaladıkları failin, bir Templier (Tapınak Şövalyesi) olduğunu fark etmişlerdi. Hıristiyanlığın -aynı zamanda dini ve askeri- bu katı örgütlenmesinin bir üyesinin, bir doğulu -Müslüman giysileri içinde Dük'ü hançerlemesi, açıklanması güç bir olaydı...  Ancak çok uzaklardaki Alamut Kalesi'ndeki Dağın Şeyhi için durum o kadar da anlaşılmaz değildi. Onun fedaileri evrendeki belki de karşı konulması imkansız olan, hatta kimi zaman Hıristiyan Templier Şövalyeleri'ni (Tapınak Şövalyeleri) bile alt edebilecek kişilerdi. İki dinin bu iki tarikatı arasındaki hiç kimsenin bilmediği bir rekabet ve iletişim vardı...
Bu romanı okurken tarih içinde değişik toplum ve inançlar arasında sürükleyici bir yolculuğa çıkacaksınız. Yazarın olağanüstü hayalgücü karşısında şaşıracak ve kitapta geçen olayların size yapacağı çağrışımlarla derin düşüncelere dalacaksınız.

 
Çeviren: Roza Andreeva
Ocak - 2003 1. Basım, İstanbul
352 Sayfa • ISBN 975 571 0981


       ROMAN    
 

DR. JEKYLL VE MR. HYDE
Robert Louis Stevenson

Dr. Jekyll her geçen gün daha az görünmeye başlıyor ve Mr. Hyde adlı esrarengiz kişilik ise daha belirgin bir hale geliyordu. Dr. Jekyll'ın dostları, onlara gönderilen mesajların da etkisiyle, Jekyll'ın yaşamına her gün biraz daha girmek zorunda kalıyorlardı. Bu yeni cinayetlere yol açabilecek önemli bir gelişmeydi...

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde, insanın gizlemiş olduğu kişiliğiyle toplumsal kimliğinin arasındaki farkın, bazen uçurumlar kadar derin olabileceğini ve insanın iyi-kötü sıfatlarıyla nitelediğimiz yanlarının aynı kişide eşzamanlı görülebileceğinin ustaca işlendiği bir gerilim, korku klasiği olarak yüz yılı aşkın bir süredir yerini korumaktadır.

 

Çeviren: Z. Gülümser Ağırer Çuhadar
Eylül – 2002 1. Basım, İstanbul
96 Sayfa • ISBN 975 571 0671
 


       ROMAN    

KIZIL DAMGA
Nathaniel Hawthorne

Kızıl Damga, bir kadının utancının ve içinde yaşadığı Püriten toplumunda maruz kaldığı zulmün trajik öyküsüdür.

New England'a yerleşenlerden biri olan Hester Prynne, orta yaşlı bir İngiliz bilgini olan ve kendisine, bir süre sonra geleceğini söylemiş olan kocasını iki yıl boyunca bekler. Adam döndüğünde, karısını kucağında bir bebekle, teşhir iskelesinde bulur. Genç kadın, işlediği zina suçunun cezası olarak, göğsüne işlenmiş bir 'A' harfi taşımaya mahkûm edilmiş ve sonucunda kendisini hor gören komşuları tarafından tümüyle dışlanmıştır. Hem kocasının hem de sevgilisinin kimliklerini gizli tutmaya yeminli olan Hester, yardımseverliğiyle yavaş yavaş toplumun saygısını kazanmaya başlar. Hester Prynne'in gücünün, aynı zamanda suç sayılan günahıylayüzleşirken onu tek başına bırakan adamın korkaklığı ve ahlâki zayıflığının tezatlığı, etkileyici olduğu kadar üzücü de olan bir sonla çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriliyor.

 

Çeviren: Z. Gülümser Ağırer Çuhadar
Eylül – 2002 1. Basım, İstanbul
248 Sayfa • ISBN 975 571 0744
 


       ROMAN    
 

BABİLLİ HEKİM
Karlheinz Grosser

Milattan önce 4. yüzyıldaki fetih seferlerini bir mahkum, savaşçı, ajan, İskender'in hekimi ve talihsiz Pers Kralı Dârâ'nın sırdaşı olarak yaşayan Tamatam, onları macera dolu halleriyle kaleme almıştır.

Tamatam Ön Asya'da hekimliğiyle ünlenmiştir.

Kraliçeler, kadınlar, yuva yıkan Usia ve güçlü Guleifa tarafından arzulanmış, güzel ve sadık karısı Shahina tarafından ise sevilmişti.

Okuyucuyu fantastik ve renkli bir dünyaya götüren, büyüleyici ve sürükleyici bir tarihsel roman!

 

Çeviren: Neriman Nüzket
Eylül – 2002 1. Basım, İstanbul
456 Sayfa • ISBN 975 571 0914


       ROMAN    

BİR ADA UĞRUNA
Christian Jacq

Milattan sonra altıncı yüzyıl... Binlerce yıllık Mısır bilgeliğinden ne kalmış? Hıristiyanlığın yükselişi öyle güçlü ki, yalnızca tek bir küçük direniş adacığı vardır; Philae Adası, ülkenin son Mısır dini topluluğunun sığınağıdır. Orada, elli kadar İsis dini taraftarı çok güçlü Piskopos Théodore ve İsa'nın korkunç erleri ile mücadele ediyorlardı...

Eski sırların koruyucusu İsis, adamlarına cesaret ve irade telkin ediyordu.
Ona ebedi aşkla bağlanmış olan, Başrahip Sabni ile beraber,
ölmemesi gereken bir ideali yaymaya çalışıyorlardı.
Ama Philae Tapınağı'nın varlığını tehdit eden, güneyden ve kuzeyden gelen tehlikeler artmaktaydı. Daha ne kadar zaman kutsal bina Büyük Mısır geleneğini taşıyabilirdi?

 

Çeviren: İ. Gülseven Sonumut
Nisan – 2002 1. Basım, İstanbul
368 Sayfa • ISBN 975 571 0787


       ROMAN    

SESSİZLİĞİN DİLİ
Joanne Greenberg

Abel ve Janice Ryder, birbirine aşık iki genç insanın besleyebileceği tüm umutlarla ve hayallerle evlilik yaşamlarına başlarlar. Fakat çok geçmeden, sağırlıklarının işitenlere göre düzenlenmiş bir toplumla aralarında muazzam bir engel oluşturduğunu fark ederler. Tecrübesiz, cahil ve şaşkın bir halde, özürlüler okulunun haşin ortamından ayrılıp, işitenlerin duyarsız dünyasına adım atarlar. Borç ödemeyle ve yanlış anlaşılmalarla, zorluklarla dolu aşağılayıcı işlerle geçen yıllar içinde işiten bir kız evladı yetiştirirken, ortak üzüntü ve mutlulukları paylaşırken, işaret dilinin hayret verici bir vasıta olarak yaşamlarını sürdürebilmelerini, doğdukları acılı, olağandışı dünyanın kıramayacağı kadar güçlü olan sevgilerini güçlendirebilmelerini sağladığını öğrenirler. Romanda her ne kadar sağır bir çift söz konusu ise de, gerçekte bu sağırlık olgusu, "normal" diyebileceğimiz durumlarda da soyut bir kavram olarak kullanılıyor. Bunun en çarpıcı anlatımı ise romanda sıkça örneklerini göreceğimiz, "Toplumun kendisine benzemeyen bireylere karşı ne kadar sağır ve bir o kadar da şiddet yüklü" olduğu konusunu işleyen bölümlerdir.

 
Çeviren: Banu Acar
Aralık - 2001 1. Basım, İstanbul
296 sayfa • ISBN 975 571 0957

       ROMAN    

KARA FİRAVUN
Christian Jacq

Ramses'in görkemli günlerinden beş asır sonra, Mısır gerileyerek düşüş dönemine girmiştir. Kargaşanın, adaletsizliğin ve bozukluğun egemen olduğu İmparatorluk sonuna doğru gidiyordu.

Bilge ve barış isteyen bir adam, bir Nübyeli, bu kaderi reddediyordu.

Güneyden gelen Piankhy yani "Kara Firavun" kraliyetin bütünlüğünü yeniden sağlamayı düşlüyordu. Bunu başarmak içinse Kuzeyin büyük bir gücüyle karşılaşması gerekiyordu; Libyalı Prens Tefnakt ile...

 

Çeviren: Mehtap Toz – Hülya Akyıldız
Temmuz – 2000 1. Basım, İstanbul
Ağustos – 2003 3. Basım, İstanbul
352 Sayfa • ISBN 975 571 0949


       ROMAN    

İSFAHAN YOLU
Gilbert Sinoué

Bin yıl önce Buhara'da doğan ve evrensel düşüncenin en yüce isimlerinden biri olan İbni Sina daha on sekiz yaşındayken, çağının en ünlü doktorudur. On birinci asrın başında kendini, Türkiye ve Pers ülkesinin sınırlarını sarsan, karışıklık ve savaşların içinde bulan İbni Sina, kaderin çeşitli cilveleriyle yüz yüze gelir. Hükümdarların seçtiği doktor, sözü dinlenen vezir, sürgün, serseri gibi oradan oraya dolaşan bir adam, göçebe, mahkum; kah şehirden şehire giden, kah çölleri ve dağları aşan, çizilmiş bir yoldur bu. Son durağı o ince, zarif şehir İsfahan'dır. Şeyh el-reis, İbni Sina, bilginin ve aşkın kadehinden sarhoş oluncaya kadar kocaman yudumlar çektikten sonra, elli yaşında ölür.Gilbert Sinoué tarihin ve geleneğin İbni Sina hakkında bütün naklettiklerini toplamıştır.
Savaşla barışın, tutkuyla politikanın, bilimle düşün birbirine karıştığı bu yaşanmış roman, aynı zamanda dünya ve insan üzerine felsefi bir sorgulamadır da.

 

Çeviren: Sonat Nayman
Mayıs – 2000 1. Basım, İstanbul
Ağustos – 2003 2. Basım, İstanbul
496 Sayfa • ISBN 975 571 0922


       ROMAN    

GUGUK KUŞU
Ken Kesey

Jack Nicholson'un başrol oynadığı ve büyük bir başarı kazanan filme konu olan roman, otoritelerin sağır ve dilsiz olduğunu düşündükleri, yarı Amerikalı yarı Kızılderili şef Bromden'in akıl hastanesindeki yaşamını konu alıyor. "Büyük Hemşire" tarafından yönetilen bu insanların dünyasına günün birinde kumarbaz McMurphy'nin de katılmasıyla olayların günlük akışı değişir. McMurphy bu insanları sürü gibi görmekte, kendisi ise aksine sert karşı çıkışlarıyla onlar adına bu gri dünyaya adeta kükreyen bir tutum izlemektedir. Bu tutumun sonucunda bazen hüzünlü, bazen neşeli ve kahramanca gelişen olaylar insanın özgürleşmesine yönelik birçok soruyu da beraberinde getirir. McMurphy'nin bireysel olarak "hastanedeki sisteme" karşı çıkışları, onu iyileştirmek adına yapılan baskının yoğunlaşmasına sebep olur. Bu çelişkinin çözümünü veya yansısını ise yarı Amerikalı yarı Kızılderili şef Bromden'in değişiminde izleyebiliriz.

 
Çeviren: Merih Erol
Mart - 2000 1. Basım, İstanbul
312 sayfa • ISBN 975 571 0906

       ROMAN    

İSKENDERİYE'NİN YAZGISI
Gerald Messadie

İskenderiye M.S. 38 yıllarında, Akdeniz'in en büyük şehridir. Roma bile bu şehri kıskanmaktadır. Dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri zamanın bilgin ve filozoflarını adeta etrafında toplamaktadır. Orada dünyada mevcut bütün dinler ve yeni yeni yayılmakta olan Hıristiyanlık iç içe yaşamakta, zaman zaman da sürtüşmektedir. İskenderiye'nin ileri gelen zengin erkeklerinin dostluğunu kazanmak için yarıştığı, emrindeki hizmetkarlar ve kölelerle ihtişam içinde yaşayan ve dostlarının dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerini muhteşem ziyafetlerle ağırlayan, onların hatırlarından bile geçmeyen tarzda eğlenceler düzenleyen, zevk ve sefa aleminin vazgeçilmez kraliçesi Delia, birden kendini bir tuzağın, entrika ağının ortasında bulur. Olaylar sürükleyici bir üslupla anlatılırken, aynı zamanda o devrin yaşam tarzı, İskenderiye'de mevcut siyasi yapı ve entrikalar, hissi ilişkiler, Roma İmparatorluğu'ndaki diğer topluluklara bakış açıları, Hıristiyanlığın ilk yayılış hamleleri oldukça detaylı olarak anlatılmıştır.

 
Çeviren: Sonat Nayman
Ağustos - 2003. Basım, İstanbul
 ISBN • 975 571 0892

       ROMAN    

HİRAM USTA
VE SÜLEYMAN PEYGAMBER
Christian Jacq

Davud'un oğlu Süleyman, tahta geçtiğinde İsrail iç çatışmalarla paramparçadır. Birkaç yıl içinde bu Çöl Prensi İsrail'i birleştirir ve yüklendiği kutsal görevle çok çılgınca bir düşü gerçekleştirmeye girişir.
Bu, Kudüs Kayası'nın üzerinde bir tapınak yapılmasıdır. Firavunların Mısırı'na hayran olan Süleyman Peygamber, yapı ustası Hiram'a başvurur. Bu garip ve insanlardan kaçan adam, çizim sanatının, çağlar boyu kuşaktan kuşağa aktarılmış o gizemli bilimin sırlarını bilmektedir. Bu iki adam birlikte hem halka hem din adamları sınıfına karşı gelerek bir başyapıt ortaya koyacaklardır...
 

 
Çeviren: Z. Zühre İlkgelen
Mart - 2000 1. Basım, İstanbul
Mayıs - 2001 4, Basım, İstanbul
Ocak - 2003 4.Basım
360 Sayfa • ISBN 975 571 0876

       ROMAN    

SONRADAN GÖRME
Catherine Cookson

Romanları bir düzineden fazla dile çevrilmiş ve elli milyondan fazla kitabı satılmıştır. Romanlarından bazıları televizyona uyarlanmış ve büyük başarı kazanmıştır.
Catherine Cookson satış rekorları kırmış birçok romanı ile 
kadın yazarlar arasında popüler bir yere sahiptir.
Sonradan Görme, bizleri soyluların renkli ve şatafatlı dünyalarına doğru ironik bir yolculuğa davet ediyor. Keyifle okunacak iyi kurgulanmış bir roman.
 

 
Çeviren: Ahmet İşler
Aralık - 1999 1. Basım, İstanbul
400 Sayfa ISBN 975 571 0825

       ROMAN    
SEVGİLİLER ve OYUNCULAR
Lucinda Edmonds

Sevgililer ve Oyuncular, umut dolu üç aktristin hayatını anlatıyor. 
Okuyucuya Londra'nın West End Tiyatrosu'ndan Hollywood'a, Fransa'nın bulvarlarından, İngiliz kır evlerine birçok yeri gezdiriyor.
Kendisi de oyunculuk eğitimi almış olan Lucinda Edmonds, 
Sevgililer ve Oyuncular kitabında yakından tanıdığı, ihtişamlı ve bir o kadar da nankör oyunculuk dünyasını gerçekçi bir tarzda anlatıyor.
Romanları on iki dile çevrilmiş ve çevrildiği her dilde başarı kazanmış olan Lucinda Edmonds İngiltere'nin en ilginç genç kuşak roman yazarlarından biri.

 
Çeviren: Akın Tek
Aralık - 1999 1. Basım, İstanbul
Ocak - 2002 2.Basım, İstanbul
464 Sayfa • ISBN 975 571 0817

       ROMAN    

MAVİ AYAKLAR
Claude Ponti

Hercule en iyi arkadaşı Laclope ile, kimsenin içine giremediği, kendi macera dolu şiirsel dünyalarını yaşamaktadırlar. Onlar "Mavi Ayak" kabilesinden, acı tanımaz, hükmeden, cesur ve yaratıcı yerlilerdir. İşaret diliyle birbirlerini anlayabilirler, kızakla karın üstünde jet hızıyla kayarlar, ağaçlara tırmanırlar ve onlara acı verenlere karış intikam planları hazırlarlar. Günün birinde, köyün karanlık geçmişini de karıştıran ve bir histeri dalgasına yol açan bir buluş yaparlar...
Bu, Fransız taşrasından, altmışlı yılların başında geçen normal bir çocukluk hikâyesi. İkinci Dünya Savaşı'nın yaraları henüz kapanmamış. Bununla birlikte herkes kendi geçmişini mümkün olan en iyi şekilde göstermeye çalışıyor. Buna rağmen çocukların ailelerinin geçmişi hakkında hayal kırıklığına uğramaları da bir hayli fazla.
Yetişkinlerle çocuklar arasındaki ilişkinin değişik yönlerini, çocuk dünyasının saf parlaklığının yetişkinlerin gerçekçi ve griye kaçan yaşamlarıyla karşılaşmasını, "alışılmamış" olanla "alışmış/alıştırılmış" olanın karşılıklı mücadelesini sürükleyici bir anlatımla irdeleyen bir roman.
 

 
Çeviren: Yasemin Başar
Ekim - 1999 1. Basım, İstanbul
Aralık - 2001 2. Basım, İstanbul*
148 Sayfa • ISBN 975 571 0795
* Gözden geçirilmiş yeni basım

       ROMAN    
MISIRLI CHAMPOLLION
Christian Jacq

Jean-François Chompollion, 1828 yılı Temmuzunda manevi vatanı Mısır'a varır. "Mısırlı" dedikleri bu adam, tehlikelerle ve şaşırtıcı yapıtlarla dolu bir doğuya adım atmıştır. Hiyerogliflerin gizini çözdüğüne inanarak, dahice sezgisini doğrulamak amacıyla, Mısır'ı, Nübye Çölü'nü boydan boya dolaşır. Bir araştırma topluluğunun başına getirilmiştir. Bu kişiler arasında sürtüşme çıkar, sürtüşmeler bazan sertleşir. 
Hepsinin güvenliğine göz kulak olacak, hıyanete uğrayacak olan O'dur. Kutsal saydığı görevini başarıyla bitirmesini yani firavunlar Mısır'ını kurtarıp onun aydınlığını dünyaya aktarmasını engellemek isteyen ürkütücü karşıtlarıyla savaşacak olan hep O'dur.
Christian Jacq, bizleri Mısır Arkeoloji Bilimi'nin (Ejiptoloji), "babasının" bu yolculuklarına katılarak görkemli bir macera romanı yaşamaya çağırıyor.

 
Çeviren: Z. Zühre İlkgelen
Haziran - 1999 1. Basım, İstanbul
Ağustos - 1999 3. Basım, İstanbul
408 sayfa • ISBN 975 571 0833

       ROMAN    

TUTANKAMON OLAYI
Christian Jacq

Mısır'a yerleşmiş hayvan resimleri yapan genç, parasız bir ressam, on sekiz yaşında bir arkeolog... Seyahat ve macera tutkunu bir lord... Dünyaları böylesine ayrı iki insan hangi tesadüf sonucu bir araya gelir? Söz konusu olan bir tesadüf değil, binlerce yıldır, yaşamla ölümün birbirinden ayrılamadığı, insanların hayallerini süsleyen, garip ve devasa Krallar Vadisi'nin kalbindeki el değmemiş mezarın karanlığında yatan Altın Maskeli Firavun'dur...
Tutankamon Olayı; her biri bir diğerinden daha gerçek ve daha inanılmaz dramlar, çılgınlıklarla dolu bir yarım yüzyılın öyküsü.
Aşk, gerçek, altın ve ölümsüzlüğün izlerine rastlanan bir epik efsane.
Christian Jacq bu eşsiz hikâyeyi bir tarihçinin katı tutumu ve bir hayalperestin esin duygusuyla işliyor.

 
Çeviren: R. Ebru Erbaş
Haziran - 1999 1. Basım, İstanbul
Eylül - 2001 6. Basım, İstanbul
464 Sayfa • ISBN 975 571 0809 

       ROMAN    

POPCORN
"SANATI TAKLİT EDEN ÖLÜM"
Ben Elton

Ben Elton Londra'da doğdu ve Manchester Üniversitesi'nin Drama Bölümü'nü bitirdi. Televizyon oyunları yazan Ben Elton POPCORN'dan önce üç romana daha imza atmış, eserleri birçok dile çevrilmiş ve dünya çapında bestseller olmuştur.
POPCORN bir tür şiddet sorgulaması gibi görünse de, sinema ve televizyon etiğine "içerden" bir eleştiriyi de beraberinde getiriyor. Hızla değişen bir dünyada yükselen reytingler, alçalan değerler ve suç ile suçlunun ayırdedilemediği bir ortam... İronik anlatımıyla baştan sona heyecan dolu, 
film seyreder gibi soluk soluğa okunacak bir kitap. 
Bir gerilim romanı görüntüsü altında eleştirel aynı zamanda eğlendirici.

 
Çeviren: Akın Tek
Ağustos - 1998 1. Basım, İstanbul
312 Sayfa • ISBN 975 571 0574

       ROMAN    

KARINCALARIN GÜNÜ
Bernard Werber

Sayıları milyarlarca. Biz onları fark etmiyoruz bile ama onlar bizi uzun süredir izliyorlar. Bazıları için Tanrı'yız. Diğerleri için de kötülük yapan yaratıklar. Müthiş bir zekâ ve en korkunç orduları aratmayacak, inanılmaz örgütleriyle insafsız bir savaşa hazırlanıyorlar. Dünyanın gerçek efendileri kim olacak? Onların hayatta kalması sorunun yanıtına bağlı... Bizim hayatta kalmamız da. Karıncaların günü gerçekten geldi mi? Uluslararası bestseller, on iki dile çevrilen, bir çok jüri tarafından ödüllendirilen, bazı okullarda biyoloji derslerinin programlarına alınan önceki romanı "Karıncalar"ın büyük başarısından sonra romancı ve bilimsel yazılar yazan gazeteci Bernard Werber "dünya içi yaratıkları" konu alan efsanesine devam ediyor. Bizi sapık davranışlı, yırtıcı, büyüleyici böceklerin kaynaştığı, sanrılara yol açan ve korkunç bir evrende daha da ileri götürüyor. Bir gerilim romanından öte, "Karıncaların Günü" bilimkurgu ve hayal gücünüzü sonsuz küçüklükteki dünya ile ilgili en ileri bilimsel bilgiyle karıştırarak harika ve şaşırtıcı odysseia haline getiriyor.

 

Çeviren: Nejla Özgür
Mart – 1998 1. Basım, İstanbul
Kasım – 2002 2. Basım, İstanbul
456 Sayfa • ISBN 975 571 0590


       ROMAN    

FRANKENSTEIN
Mary Shelley

Frankenstein bizlere, bu dünyaya ait olmayan, insanlar tarafından reddedilip sevgiden yoksun bırakılınca şiddete sarılan kimsesiz bir varlığı portresini sunar. 
Ancak yaratıcısı Dr. Victor Frankenstein, bilimsel kibrinin, Tanrı'nın yerine geçme arzusunun, kadının rolüne soyunmak ve canlı bir varlık "doğurmak" istemesinin bedelini ödeyecektir. Ucube ve yaratıcısının Mont Blanc'ın gölgesinde karşı karşıya gelmeleri ve kutbun ıssız, vahşi arazilerinde birbirlerini kovalamaları, bir karabasanın sarsıcı etkisi içinde aktarılır. Mary Shelley Frankenstein'ı tamamladığında hamileydi, daha önce bir çocuğunu bebek yaşta ölüme teslim etmişti ve yine hastalıklı bir bebek olan küçük oğluna annelik etmekteydi. Shelley, kendi duygularının derinliklerinden çekip çıkardığı bir duyarlıkla yorgun, Gotik dehşete yepyeni bir soluk kazandırmış, bu sürükleyici ve tüyler ürpertici klasiği yaratmıştır.
Bu kitapta yer alan metin, 1818'de yayımlanan orijinal baskıya aittir. Kitapta ayrıca, Mary Shelley'in yaşamının ve zamanın olaylarının bir kronolojisini, kapsamlı bir giriş bölümü ve Mary Shelly üzerine yapılmış eleştirilerden bir derleme bulacaksınız.

 
Çeviren: Elif Özsayar
Temmuz - 1996 1. Basım, İstanbul
Eylül - 2002 2. Basım, İstanbul
306 Sayfa • ISBN 975 571 0469

       ROMAN    

KARINCALAR
Bernard Werber

Sadece bu cümleyi okumak için geçireceğiniz birkaç saniyelik zaman içinde dünyada kırk insan ve buna karşılık yedi yüz milyon karınca doğacaktır; minicik, akıllı ve acımasız.
Bizden yüz milyon yıldan fazla bir zaman önce birlikleri, siteleri, imparatorlukları ile bütün dünya yüzeyine yayılmış olarak burada idiler. Bize benzer uygarlıklar yarattılar, gerçek krallıklar kurdular, en etkin silahları icat ettiler, bizim erişemeyeceğimiz düzende savaş yapma ve site kurma sanatını elde ettiler, şaşırtıcı bir teknolojiye hakim oldular. Onların da kendi Atilla'ları, Christophe Colomb'ları, Julius Caesar'ları, Machiavelli'leri veya Leonardo da Vinci'leri oldu. Bu roman diğerlerinden farklı olarak bizi niçin sorusunu sormaya zorluyor ve çarpıcı bir biçimde şimdiye kadar hiç bilmediğimiz cinayetler, aşırılıklar ve savaşlar âlemine sürüklüyor. Bütün hayallerin ötesinde bizi karıncaların gerilim ve korku dolu yaşamlarını sürdürdükleri mikro bir dünyaya götürüyor.
Bastığınız yere dikkat edin. Bu büyüleyici romanı okuduktan sonra gerçeği alışık olmadığınız bir biçimde algılayabilirsiniz.

 
Çeviren: Radi Başgut
Ağustos - 1996 1. Basım, İstanbul
Kasım - 2002 2. Basım, İstanbul
288Sayfa • ISBN 975 571 0329

       ROMAN    
;